Otizm ve interosepsiyon

Otizmli bireylerin duyusal deneyimleri, bedensel ihtiyaçlarını fark etme biçimleri ve bu deneyimleri ifade etme süreçleri birbirinden farklı olabilir.

Örneğin bazı otizmli bireyler açlık, susama, tuvalet ihtiyacı veya bedensel rahatsızlık gibi duyumları tanımlamakta zorlandıklarını ifade edebilir. Bazıları ise belirli bedensel değişimleri oldukça yoğun deneyimleyebilir.

Bu farklılıkların günlük yaşamda nasıl ortaya çıktığı, bireyin özelliklerine ve çevresel koşullara bağlı olarak değişir.

Araştırmalar ne gösteriyor?

Otizm ve interosepsiyon arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalar henüz tek ve tutarlı bir sonuç ortaya koymamıştır.

2025 yılında yayımlanan kapsamlı bir sistematik derleme ve meta-analizde, bazı çalışmalarda daha düşük, bazılarında daha yüksek, bazılarında ise karşılaştırma gruplarıyla benzer interoseptif sonuçlar bildirildiği gösterilmiştir.

Karşılaştırılabilir kalp atışı görevlerini kullanan yetişkin araştırmalarının meta-analizinde, otizmli bireylerle karşılaştırma grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır.

Bu araştırmalarda kalp atışını algılama, bedene güvenme ve duyumları ifade etme gibi farklı alanlar inceleniyor; sonuçlar kullanılan göreve ve yaş grubuna göre değişiyor.

Otizmli bir kişinin beden deneyimini anlamak için hangi sinyalleri fark ettiği, bunları nasıl anlattığı ve günlük yaşamda neler yaşadığı ele alınır.

Kaygı ve interosepsiyon

Kaygı yaşadığımızda kalbimizin hızlandığını, solunumumuzun değiştiğini veya midemizde rahatsızlık hissettiğimizi fark edebiliriz.

Ancak bu bedensel değişimlerin nasıl yorumlandığı da önemlidir.

Örneğin fiziksel aktivite sırasında kalp atışlarının hızlanması olağan karşılanabilirken, benzer bir değişim başka bir durumda tehdit edici olarak değerlendirilebilir.

Kaygı araştırmalarında beden duyumunu fark etmekle birlikte onu tehdit olarak yorumlama, ona yöneltilen dikkat ve duyum karşısındaki tepki incelenir.

Araştırmalar ne gösteriyor?

2024 yılında yayımlanan ve 71 çalışmayı kapsayan bir meta-analizde, kaygı düzeyi ile bedensel duyumlara yönelik olumsuz değerlendirmeler, olumsuz dikkat ve duyumları tanımlamada yaşanan güçlükler arasında ilişkiler bildirilmiştir.

Buna karşılık 2022 tarihli bir meta-analizde, kalp atışını algılama doğruluğu ile kaygı arasında genel bir ilişki olduğuna dair kanıt bulunmamıştır.

Bu sonuçlar önemli bir ayrımı ortaya koyar:

Bedensel bir sinyali fark etme ve ona tehlike anlamı verme, kaygı araştırmalarında ayrı ayrı incelenir.

Kaygıyla ilişkili beden deneyimlerinde, kişinin ne hissettiği, dikkatini bu hisse nasıl yönelttiği ve ona nasıl anlam verdiği birlikte ele alınır.

DEHB ve interosepsiyon

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), dikkat, dürtüsellik ve aktivite düzeyinin düzenlenmesiyle ilişkili nörogelişimsel bir durumdur.

İnterosepsiyon ile DEHB arasındaki ilişki, özellikle dikkat, bedensel farkındalık ve self-regülasyon süreçleri açısından araştırılmaktadır.

Örneğin bir kişi bir etkinliğe yoğun biçimde odaklandığında açlık veya yorgunluk gibi bedensel ihtiyaçlarına dikkatini yöneltmeyebilir. Başka bir durumda ise bedensel rahatsızlık, mevcut göreve odaklanmayı güçleştirebilir.

Bu deneyimler incelenirken dikkatin o sırada nereye yöneldiği, yapılan iş ve bedensel ihtiyacın ne zaman ortaya çıktığı birlikte ele alınır.

Araştırmalar ne gösteriyor?

2025 yılında yayımlanan sistematik derleme, DEHB belirtileri ile interosepsiyon arasındaki ilişkiyi inceleyen 18 araştırmanın bulgularını değerlendirmiştir.

Bazı çalışmalarda DEHB olan bireylerde daha düşük interoseptif performans veya özbildirim puanları bildirilmiştir. Toplum örneklemlerindeki bazı araştırmalarda da DEHB belirti düzeyleri ile interosepsiyon ölçümleri arasında ilişkiler bulunmuştur.

Bununla birlikte çalışmaların örneklem büyüklükleri, kullanılan değerlendirme yöntemleri ve sonuçları farklılık göstermektedir.

DEHB araştırmalarında kalp algısı görevleri, kişinin kendi beden deneyimini anlattığı anketler ve dikkat belirtileri arasındaki bağlantılar ele alınıyor.

Bu çalışmalar, beden sinyallerini fark etmenin dikkat süreçleri ve günlük ihtiyaçlarla nasıl ilişkili olduğunu anlamaya katkı sağlıyor.

Aynı tanıya sahip bireyler neden farklı deneyimler yaşayabilir?

Araştırmalarda hem grupların ortalama sonuçları hem de aynı gruptaki kişilerin birbirinden farklı deneyimleri incelenir.

İnteroseptif deneyimler şu etkenlerle ilişkili olarak değişebilir:

  • Bireyin yaşı ve gelişimsel özellikleri
  • Bedensel ve ruhsal sağlık durumu
  • Dikkat, öğrenme ve önceki deneyimler
  • Duyusal özellikler ve duygusal durum
  • Çevresel koşullar ve günlük yaşam rutinleri
  • İncelenen beden sinyalinin türü

Örneğin bir kişinin açlık duyumlarına ilişkin deneyimi ile kalp atışlarını algılama performansı birbirinden farklı olabilir.

Kişinin beden deneyimi; duyumu fark etmesi, ona anlam vermesi ve ihtiyacını ifade etmesi gibi ayrı yönleriyle ele alınır.

Klinik değerlendirmede interosepsiyon neden ele alınabilir?

İnterosepsiyonun değerlendirilmesi, bireyin bedensel deneyimlerini daha ayrıntılı anlamak açısından ek bilgiler sağlayabilir.

Özellikle günlük yaşamda bedensel ihtiyaçların fark edilmesi, ifade edilmesi veya bu ihtiyaçlara uygun davranışların geliştirilmesiyle ilgili güçlükler söz konusu olduğunda interoseptif süreçlerin incelenmesi anlamlı olabilir.

Değerlendirmede şu sorular önem taşıyabilir:

  • Birey hangi bedensel sinyalleri fark ettiğini ifade ediyor?
  • Bu sinyalleri nasıl tanımlıyor ve anlamlandırıyor?
  • Bedensel duyumlara ne ölçüde dikkat yöneltiyor?
  • Duyumlarla ilişkili deneyimleri günlük yaşamını nasıl etkiliyor?
  • Günlük yaşamda hangi çevresel desteklere veya düzenlemelere ihtiyaç duyuyor?

Bu soruların yanıtları görüşme, gözlem ve amaca uygun değerlendirme araçlarıyla birlikte ele alınabilir.

İnterosepsiyon değerlendirmesi; kişinin beden sinyallerini fark etme, anlamlandırma ve ifade etme özelliklerini ortaya koyar.

Elde edilen bilgiler, kişinin ihtiyaçlarını ve çalışılacak hedefleri belirlemeye yardımcı olur.

İnterosepsiyonu bireysel farklılıklar üzerinden anlamak

İnterosepsiyon, farklı nörogelişimsel ve ruhsal sağlık durumlarıyla ilişkili olarak araştırılan önemli bir alandır.

Bununla birlikte mevcut bilimsel bulgular, belirli bir tanıya sahip bütün bireylerin beden sinyallerini aynı biçimde algıladığını veya yorumladığını göstermemektedir.

Klinik değerlendirmede kişinin tanısı, beden deneyimleri, günlük yaşamı, kendini düzenleme becerileri ve yaşadığı ortam birlikte incelenir.

Bu yaklaşım, tanı gruplarına ilişkin genel varsayımlardan ziyade bireysel özellikleri ve ihtiyaçları anlamayı ön plana çıkarır.


İnterosepsiyon nasıl ölçülür?

Bir sonraki bölümde interosepsiyonun farklı boyutlarını incelemek için kullanılan değerlendirme yöntemlerini, bu yöntemlerin neyi ölçtüğünü ve sonuçların nasıl yorumlanması gerektiğini ele alıyoruz.

Sonraki konu: Ölçüm ve Araştırma Yöntemleri


Bilimsel Kaynaklar

  1. Garfinkel SN ve ark. (2015). Knowing your own heart: Distinguishing interoceptive accuracy from interoceptive awareness. Biological Psychology. DOI: 10.1016/j.biopsycho.2014.11.004
  2. Klein M, Witthöft M, Jungmann SM (2025). Interoception in individuals with autism spectrum disorder: A systematic literature review and meta-analysis. Frontiers in Psychiatry. DOI: 10.3389/fpsyt.2025.1573263
  3. Adams KL ve ark. (2022). The association between anxiety and cardiac interoceptive accuracy: A systematic review and meta-analysis. Neuroscience & Biobehavioral Reviews. DOI: 10.1016/j.neubiorev.2022.104754
  4. Clemente R, Murphy A, Murphy J (2024). The relationship between self-reported interoception and anxiety: A systematic review and meta-analysis. Neuroscience & Biobehavioral Reviews. DOI: 10.1016/j.neubiorev.2024.105923
  5. Bruton A ve ark. (2025). Diminished Interoceptive Awareness in Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder: A Systematic Review. Psychophysiology. DOI: 10.1111/psyp.14750