İnterosepsiyon fizyoterapi için neden önemlidir?

Fizyoterapistler bireyin fiziksel işlevlerini değerlendirirken kas kuvveti, eklem hareket açıklığı, denge, koordinasyon, dayanıklılık ve hareket performansı gibi birçok bileşeni inceler.

Hareket değerlendirmesi, kişinin yapabildiği işi ve o sırada bedeninde yaşadıklarını birlikte ele alır.

Örneğin iki kişi aynı egzersizi benzer fiziksel kapasiteyle tamamlayabilir ancak farklı düzeylerde efor, yorgunluk veya solunum rahatsızlığı bildirebilir.

Benzer şekilde bir kişi belirli bir hareketi gerçekleştirebilirken hareket sırasında hissettiği ağrı veya rahatsızlık nedeniyle aktiviteyi sürdürmekten kaçınabilir.

Fizyoterapist, ölçülen performansla birlikte kişinin bildirdiği ağrı, rahatsızlık ve efor deneyimini inceler.

İnterosepsiyon bilgisi, hareket sırasında kişinin bedeninde hissettiklerini anlamaya ve değerlendirmeye katkı sağlar.

Motor kontrol, kas-iskelet sistemi işlevleri, kardiyorespiratuvar kapasite, psikolojik etkenler ve çevresel koşullar birlikte ele alınmalıdır.

İnterosepsiyon ve propriosepsiyon arasındaki fark

Fizyoterapide propriosepsiyon, hareket kontrolü ve rehabilitasyon açısından temel öneme sahiptir.

Propriosepsiyon, vücudumuzun konumu ve hareketiyle ilgili bilgilerin algılanmasını ve işlenmesini kapsar. Eklem pozisyonunun, hareket yönünün ve kuvvetle ilişkili bazı duyumların değerlendirilmesinde rol oynar.

İnterosepsiyon ise bedenin iç fizyolojik durumuna ilişkin bilgilerin işlenmesiyle ilgilidir.

Örneğin yürüyüş sırasında:

  • Bacağımızın hangi konumda olduğunu algılamamız proprioseptif süreçlerle ilişkilidir.
  • Hareket sırasında solunumumuzun hızlandığını fark etmemiz interoseptif süreçlerle ilişkilidir.
  • Zeminin özelliklerini görmemiz görsel algıyla ilişkilidir.
  • Dengemizi sürdürmemiz vestibüler, proprioseptif, görsel ve motor sistemlerin etkileşimini gerektirir.

Bu sistemler günlük yaşamda birlikte çalışsa da aynı işlevi yerine getirmez.

Bilimsel literatürde interosepsiyonun kapsamına ilişkin farklı tanımlar bulunmaktadır. Bazı geniş yaklaşımlar proprioseptif süreçleri interosepsiyon kapsamında değerlendirirken, diğerleri iki sistemi ayrı ele alır.

Eklem pozisyon hissi değerlendirmesi, kişinin ekleminin konumunu algılamasına odaklanır. Solunum ve kalp algısı değerlendirmeleri ise kişinin bu bedensel değişimleri nasıl hissettiğini inceler.

Beden farkındalığı geniş bir kavramdır; hangi duyusal veya fizyolojik sürecin değerlendirildiği açıkça tanımlanmalıdır.

Solunum ve interoseptif farkındalık

Solunum, hem otomatik fizyolojik düzenleme süreçleriyle hem de belirli ölçülerde istemli kontrolle ilişkili olması nedeniyle interosepsiyon açısından önemli bir alandır.

Günlük yaşamımızda çoğu zaman solunumumuza bilinçli olarak dikkat etmeyiz. Ancak fiziksel aktivite, stres, hastalık veya solunumla ilişkili rahatsızlıklar sırasında nefesimizin değiştiğini fark edebiliriz.

Örneğin merdiven çıktığımızda solunum sıklığımız artabilir. Yoğun bir aktivite sırasında daha fazla nefes alma ihtiyacı duyabiliriz.

Bununla birlikte solunumun fizyolojik olarak nasıl gerçekleştiği ile kişinin solunumu nasıl deneyimlediği birbirinden farklıdır.

Nefes darlığı ve solunum rahatsızlığı

Nefes darlığı (dispne), solunumla ilişkili rahatsızlığın öznel deneyimidir.

Solunum değerlendirmesinde cihaz ölçümleriyle birlikte kişinin nefes alırken ne hissettiği ve bu hissin günlük etkinliklerini nasıl etkilediği incelenir.

Amerikan Toraks Derneğinin bilimsel çerçevesinde nefes darlığının farklı duyusal ve duygusal boyutları bulunduğu vurgulanmaktadır.

Örneğin birey solunumunu yoğun bir çaba gerektiriyormuş gibi hissedebilir, yeterince hava alamadığını ifade edebilir veya göğüs bölgesinde sıkışma tarif edebilir.

Bu deneyimler farklı fizyolojik mekanizmalarla ilişkili olabilir.

Fizyoterapist açısından önemli olan, kişinin tarif ettiği solunum deneyimini kardiyorespiratuvar değerlendirme ve diğer klinik bulgularla birlikte ele almaktır.

Solunum rahatsızlığında kişinin sağlık durumu ve yaşadığı duyum birlikte değerlendirilir. Yeni başlayan, şiddetli veya beklenmedik nefes darlığında tıbbi değerlendirme gerekir.

Solunum farkındalığı çalışmaları

Solunuma yönelik dikkat çalışmaları, bazı fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarında kullanılabilir.

Bu tür etkinliklerde bireyin solunum hareketlerini fark etmesi, solunum örüntüsünü gözlemlemesi veya belirli solunum stratejilerini öğrenmesi hedeflenebilir.

Solunum çalışmalarında nefesi fark etme, solunum biçimini düzenleme ve solunum kapasitesi gibi hedefler kendi ölçümleriyle izlenir.

Özbildirim puanları kişinin beden deneyimini anlatır. Solunum kapasitesi ve egzersiz performansı ise bu alanlara yönelik ölçümlerle izlenir.

Bu nedenle solunumla ilişkili uygulamaların amaçları, uygunluğu ve sonuçları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Egzersiz, efor algısı ve yorgunluk

Fiziksel aktivite sırasında bireyin deneyimlediği efor, egzersiz performansının önemli öznel boyutlarından biridir.

Efor algısı, kişinin bir aktiviteyi ne kadar zorlayıcı hissettiğini ifade eder.

Bu deneyim; merkezi motor komutlar, fizyolojik geri bildirim, önceki deneyimler, beklentiler ve aktivitenin özellikleri gibi farklı süreçlerle ilişkilidir.

Efor hissi, bedenden gelen sinyallerin, yapılan hareketin ve kişinin bu deneyime verdiği anlamın birlikte ele alındığı bir deneyimdir.

Aynı egzersiz neden farklı kişilerde farklı hissedilir?

İki birey aynı hızda yürüyebilir ancak aktiviteyi farklı zorluk düzeylerinde deneyimleyebilir.

Bu farklılıklar kardiyorespiratuvar kapasite, kas kuvveti, kondisyon, sağlık durumu ve psikolojik etkenlerle ilişkili olabilir.

Benzer şekilde bireyin bir gün kolaylıkla tamamladığı egzersiz, başka bir gün yorgunluk veya hastalık gibi nedenlerle daha zorlayıcı hissedilebilir.

Fizyoterapist, bu deneyimleri değerlendirirken kişinin bildirdiği eforu objektif performans ve fizyolojik ölçümlerle birlikte inceleyebilir.

Algılanan efor nasıl değerlendirilir?

Borg Algılanan Efor Ölçeği gibi araçlar, egzersiz sırasında hissedilen zorlanmanın değerlendirilmesinde kullanılmaktadır.

Bu tür ölçekler, uygun klinik bağlamda egzersiz yoğunluğunu değerlendirmeye veya takip etmeye katkı sağlayabilir.

Algılanan efor puanı, egzersizin kişi tarafından ne kadar zor hissedildiğini anlatır.

Egzersizin ne kadar zor hissedildiği, yapılan işin yükü ve ölçülen fiziksel yanıtlarla birlikte değerlendirilir.

Öznel efor deneyimi ile ölçülen fiziksel performans birbirini tamamlayan, ancak aynı bilgiyi sunmayan değerlendirme alanlarıdır.

Ağrı ve interosepsiyon arasındaki ilişki

Ağrı, fizyoterapi uygulamalarında en sık karşılaşılan klinik deneyimlerden biridir.

Ağrı, duyusal ve duygusal yönleri olan bir deneyimdir. Biyolojik özellikler, düşünceler, duygular ve sosyal koşullar ağrının nasıl yaşandığını etkileyebilir.

İnterosepsiyon ve ağrı arasındaki ilişki, özellikle kronik ağrı araştırmalarında giderek daha fazla ele alınmaktadır.

Bununla birlikte ağrı ile interosepsiyonun kavramsal sınırları konusunda farklı bilimsel yaklaşımlar bulunur.

Bazı yaklaşımlar ağrıyla ilişkili iç bedensel deneyimleri geniş interosepsiyon tanımına dahil ederken, diğerleri nosisepsiyon ve interosepsiyonu daha belirgin biçimde ayırmaktadır.

Kronik ağrı araştırmaları ne gösteriyor?

2024 yılında yayımlanan ve 28 çalışmayı kapsayan bir sistematik derleme ve meta-analizde, kronik ağrısı olan bireylerde interoseptif doğruluk ve özbildirime dayalı interosepsiyonun bazı boyutlarında farklılıklar bildirilmiştir.

Ancak çalışmaların yöntemsel özellikleri ve ölçüm araçları arasında önemli farklılıklar vardır. Meta-analizde sonuçlara ilişkin kanıt kesinliği çok düşük olarak değerlendirilmiştir.

Bu araştırmalarda öne çıkan ayrıntı, bedene verilen dikkat, bedene güven ve algı görevlerindeki performansın ayrı ayrı incelenmesidir.

Ağrı deneyiminin yorumlanması neden önemlidir?

Bir kişi hareket sırasında ağrı hissettiğinde aktiviteyi sürdürmekten çekinebilir. Başka biri benzer bir deneyimi farklı biçimde yorumlayabilir.

Ağrının nasıl deneyimlendiği ve yorumlandığı; önceki deneyimler, mevcut sağlık durumu, beklentiler ve çevresel koşullarla ilişkili olabilir.

Ancak ağrının yorumlanması, olası doku patolojilerinin veya diğer tıbbi nedenlerin değerlendirilmesinin yerine geçmez.

Fizyoterapide ağrı; fiziksel muayene, işlevsel değerlendirme, hasta öyküsü ve uygun klinik ölçümlerle birlikte ele alınmalıdır.

Nörolojik rehabilitasyon ve bedensel deneyimler

Nörolojik rehabilitasyonda hareket, duyu, denge ve postüral kontrol gibi işlevler ön plandadır.

Bununla birlikte sinir sistemi, hareketle ilgili bilgilerin yanı sıra bedenin iç fizyolojik durumuna ilişkin bilgileri de işler.

Bu nedenle nörolojik durumlarda bedensel deneyimlerin nasıl değişebileceği araştırma açısından önemli bir konudur.

Örneğin nörolojik bir hastalık veya yaralanma sonrasında bireyin hareket performansı, yorgunluk deneyimi, otonom işlevleri veya bedensel duyumları farklılaşabilir.

Bu durumlarda hareket, duyu, düşünme ve otonom işlevler birlikte incelenir. Otonom işlevler kalp atışı, terleme ve sindirim gibi süreçleri kapsar.

Motor, duyusal, bilişsel ve otonom işlevlerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Nörolojik değerlendirmede hangi ayrımlar önemlidir?

Bir kişinin eklem pozisyonunu ayırt etmekte zorlanması proprioseptif işlevlerle ilişkili olabilir.

Solunumla ilgili bir rahatsızlığı nasıl deneyimlediği ise farklı bir değerlendirme sorusudur.

Benzer şekilde yorgunluk, hareket kapasitesi ve denge performansı birbirinden ayrı ancak ilişkili alanlardır.

İnterosepsiyon, nörolojik rehabilitasyonda bu deneyimleri anlamaya yardımcı olabilecek tamamlayıcı bir araştırma ve değerlendirme perspektifi sunabilir.

Bu bakış açısında, kişinin hareket sırasında neler hissettiği ve bu deneyimin günlük işlerine nasıl yansıdığı birlikte ele alınır.

Pediatrik fizyoterapide interosepsiyon

Çocukların bedensel deneyimleri, gelişimsel özellikleri, iletişim becerileri ve günlük yaşam koşullarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Çocuklar fiziksel aktivite sırasında yorulduklarını, nefeslerinin hızlandığını veya bedensel rahatsızlık yaşadıklarını farklı biçimlerde ifade edebilir.

Bazı çocuklar deneyimlerini sözel olarak açıklayabilirken bazıları davranışları veya diğer iletişim yöntemleriyle ifade edebilir.

Örneğin hareketli bir oyuna katılan çocuk bir süre sonra dinlenmek isteyebilir. Başka bir çocuk ise aktivitenin yoğunluğunu değiştirmek için dışarıdan desteğe ihtiyaç duyabilir.

Bu durumlarda fiziksel kapasite, motor beceriler, gelişimsel özellikler, iletişim ve çevresel koşullar birlikte ele alınmalıdır.

Hareket ve bedensel farkındalık etkinlikleri

Pediatrik fizyoterapide hareket temelli etkinlikler, çocuğun motor gelişimini ve fiziksel aktiviteye katılımını desteklemek amacıyla planlanabilir.

Bu etkinlikler sırasında solunum, kalp atışı veya yorgunluk gibi bedensel değişimlerin yaşa uygun şekilde ele alınması mümkün olabilir.

Örneğin çocuk bir hareket etkinliğinden önce ve sonra solunumunda hissettiği farklılıkları ifade etmeye davet edilebilir.

Ancak bu tür bir etkinliğin motor performansı, interoseptif doğruluğu veya self-regülasyonu geliştirdiği sonucuna doğrudan varılamaz.

Etkinliğin amacı, çocuğun özelliklerine ve mevcut bilimsel kanıtlara göre belirlenmelidir.

Kardiyopulmoner rehabilitasyonda interosepsiyon

Kardiyopulmoner rehabilitasyonda solunum fonksiyonları, egzersiz kapasitesi, fiziksel dayanıklılık ve günlük yaşam aktivitelerine katılım önemli değerlendirme alanlarıdır.

Bireyin nefes darlığı ve efor deneyimi, rehabilitasyon sürecindeki öznel sonuçlardan bazılarıdır.

Örneğin bir kişi belirli bir yürüyüş mesafesini tamamlayabilir ancak aktivite sırasında yoğun solunum rahatsızlığı bildirebilir.

Başka bir kişi ise benzer bir egzersizde daha düşük düzeyde rahatsızlık deneyimleyebilir.

Bu nedenle fiziksel performans ile semptom deneyimi birlikte değerlendirilmelidir.

Ancak solunumun öznel olarak nasıl deneyimlendiğini değerlendirmek, objektif kardiyopulmoner ölçümlerin yerine geçmez.

Oksijen satürasyonu, kalp atış hızı, egzersiz toleransı ve diğer klinik bulgular, bireyin sağlık durumuna uygun biçimde takip edilmelidir.

İnteroseptif bakış açısı, kardiyopulmoner rehabilitasyonda fizyolojik işlev ile öznel deneyim arasındaki ilişkinin anlaşılmasına katkı sağlayabilir.

İnterosepsiyon ve self-regülasyon

Self-regülasyon, bireyin dikkatini, duygularını ve davranışlarını değişen koşullara ve amaçlarına göre düzenlemesini kapsar.

Fizyoterapi uygulamalarında bedensel deneyimler, kişinin aktivite yoğunluğunu değerlendirmesi, dinlenme gereksinimlerini ifade etmesi ve günlük rutinlerini planlamasıyla ilişkili olabilir.

Örneğin uzun süre fiziksel aktivite gerçekleştiren bir birey yorgunluk hissettiğinde dinlenmeyi tercih edebilir.

Başka bir kişi egzersiz sırasında yaşadığı bedensel uyarılmayı değerlendirerek aktivitenin yoğunluğunu değiştirme ihtiyacı duyabilir.

Ancak bu davranışların tamamı yalnızca interoseptif farkındalığa dayanmaz.

Bireyin deneyimleri, öğrenilmiş stratejileri, bilişsel becerileri, motivasyonu ve sağlık durumu da rol oynar.

Self-regülasyon, ihtiyaca göre dikkat ve etkinlik düzeyini artırmayı, dinlenmeyi veya etkinliği yeniden planlamayı kapsar.

Bu nedenle bedensel deneyimlerle self-regülasyon arasındaki ilişki, bireyin işlevsel amaçları doğrultusunda ele alınmalıdır.

Fizyoterapide interosepsiyon nasıl değerlendirilir?

İnterosepsiyonun değerlendirilmesinde ilk olarak hangi özelliğin incelenmek istendiği belirlenmelidir.

Özbildirim ölçekleri kişinin beden duyumlarına verdiği dikkati ve anlamı sorar. Algı görevleri ise belirli bir bedensel sinyali ayırt etme performansını ölçer.

Duyum yoğunluğu, kişinin hissettiği şiddeti; fiziksel kapasite ölçümleri ise yapabildiği işin düzeyini anlatır.

Fizyoterapistler değerlendirme amacına göre şu soruları ele alabilir:

  • Birey hareket ve egzersiz sırasında hangi bedensel değişimleri fark ediyor?
  • Solunum, efor, yorgunluk veya ağrı deneyimlerini nasıl tanımlıyor?
  • Bedensel duyumları nasıl yorumluyor?
  • Bu deneyimler fiziksel aktiviteye ve rehabilitasyona katılımını nasıl etkiliyor?
  • Öznel deneyimleri ile objektif performans bulguları arasında nasıl bir ilişki bulunuyor?
  • Çevresel koşullar ve günlük yaşam talepleri bu deneyimleri nasıl etkiliyor?

Değerlendirme yöntemleri

İnterosepsiyon araştırmalarında özbildirim ölçekleri, deneysel görevler ve fizyolojik kayıtlar kullanılabilir.

Fizyoterapide ise bunlara ek olarak performansa ve işleve yönelik değerlendirmeler önemli yer tutar.

Örneğin:

  • İnteroseptif özbildirim ölçekleri, kişinin bedensel deneyimlerini nasıl değerlendirdiğine ilişkin bilgi sağlayabilir.
  • Algılanan efor ve dispne ölçekleri, belirli aktiviteler sırasındaki öznel zorlanma veya solunum rahatsızlığını değerlendirebilir.
  • Fiziksel performans testleri, dayanıklılık ve fonksiyonel kapasite hakkında bilgi verebilir.
  • Fizyolojik ölçümler, kardiyorespiratuvar işlevlerle ilgili objektif veriler sağlayabilir.

Ancak bu değerlendirme yöntemlerinin ölçtüğü yapılar birbirinden farklıdır.

Algılanan efor puanı, kişinin o sırada yaptığı egzersizi ne kadar zorlayıcı hissettiğini anlatır.

Rehabilitasyon planında kişinin anlattığı deneyim, fiziksel kapasite ölçümleri ve günlük yaşam hedefleri birlikte değerlendirilir.

Her ölçüm, değerlendirmede sorulan belirli bir soruya yanıt verir; sonuç bu soruyla birlikte açıklanır.

İnteroseptif bilgiler rehabilitasyon planlamasında nasıl kullanılabilir?

Rehabilitasyon planlamasında bireyin fiziksel işlevleri, sağlık durumu, aktivite hedefleri ve günlük yaşam koşulları temel alınır.

İnteroseptif deneyimlere ilişkin bilgiler, uygun durumlarda bu değerlendirmeye ek bir boyut sağlayabilir.

Örneğin fiziksel aktivite sırasında yorgunluk veya solunum rahatsızlığı bildiren bireyde, bu deneyimler objektif performans ve fizyolojik bulgularla birlikte ele alınabilir.

Kronik ağrısı olan bir bireyde ise bedensel deneyimlerin nasıl yorumlandığı, hareketle ilişkili beklentiler ve aktiviteye katılım üzerindeki etkiler incelenebilir.

Solunum farkındalığı, hareket sırasında duyumları gözlemleme veya bedensel deneyimleri ifade etmeye yönelik etkinlikler, uygun klinik amaçlar doğrultusunda yardımcı uygulamalar olarak değerlendirilebilir.

Ancak bu etkinlikler, kanıta dayalı rehabilitasyon yaklaşımlarının yerine geçmemelidir.

Ayrıca bütün bireylerde bedensel duyumlara daha fazla dikkat yöneltmek uygun olmayabilir. Bazı kişilerde aşırı bedensel izleme, kaygı veya rahatsızlıkla ilişkili olabilir.

Bu nedenle uygulamalar bireyselleştirilmeli, gerekli klinik güvenlik koşulları sağlanmalı ve sonuçlar hedeflenen işlevsel alanlarda değerlendirilmelidir.

SMI İnterosepsiyon Platformu fizyoterapistlere neler sunar?

SMI İnterosepsiyon Platformu, beden sinyallerinin algılanması ve yorumlanmasıyla ilgili bilimsel bilgileri, değerlendirme araçlarını ve uygulama materyallerini aynı dijital ortamda sunmayı hedefler.

Fizyoterapistler bu kaynakları kendi mesleki değerlendirme ve uygulama alanları doğrultusunda inceleyebilir.

Dijital değerlendirme ve raporlama

Platformda yer alan DMIM (Dynamic Metacognitive Interoception Measure), interosepsiyonla ilişkili belirli özellikleri değerlendirmek üzere sunulan dijital araçtır.

Yetkilendirilmiş kullanıcılar, değerlendirme süreçlerini yönetebilir ve ilgili sonuç raporlarına erişebilir.

Ancak DMIM sonuçları, kullanılan ölçüm aracının kapsamı ve bilimsel özellikleri çerçevesinde yorumlanmalıdır.

Bu değerlendirme, solunum fonksiyon testlerinin, fiziksel performans ölçümlerinin veya fizyoterapiye özgü klinik değerlendirmenin yerine geçmez.

Nefes farkındalığı ve uygulama materyalleri

SMI ürün kataloğunda Nefes Farkındalığı Kartları gibi bedensel deneyimlere yönelik materyaller tanıtılmaktadır.

Bu tür materyaller, içerikleri uygun olduğunda solunum deneyiminin fark edilmesi ve ifade edilmesine yönelik yapılandırılmış etkinliklerde yardımcı kaynak olarak kullanılabilir.

Materyalin amacı rehabilitasyon planında açıkça belirlenir. Bedensel deneyimler, solunum ölçümleri ve fiziksel kapasiteye ilişkin sonuçlar kendi ölçüm yöntemleriyle izlenir.

Materyallerin kullanım amacı ve uygunluğu, bireyin klinik özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Mesleki eğitimler ve bilimsel kaynaklar

SMI'nin eğitim alanı, interosepsiyonun bilimsel temelleri, değerlendirme yöntemleri ve farklı sağlık disiplinleriyle ilişkisi üzerine mesleki öğrenme fırsatları sunmak üzere planlanmaktadır.

Fizyoterapistler bu içerikler aracılığıyla interosepsiyon, bedensel farkındalık, solunum, efor ve rehabilitasyon arasındaki ilişkileri bilimsel açıdan inceleyebilir.

Platformda sunulan bilimsel kaynaklar, değerlendirme yaklaşımlarını geliştirmek ve araştırma sonuçlarını doğru yorumlamak için destekleyici bir bilgi alanı oluşturmayı hedefler.

Bilimsel araştırmaların mevcut durumu

İnterosepsiyonun fiziksel sağlık, ağrı, solunum ve rehabilitasyonla ilişkisi giderek daha fazla araştırılmaktadır.

Bununla birlikte bu alanların kanıt düzeyleri birbirinden farklıdır.

2024 yılında yayımlanan kronik ağrı meta-analizinde, interosepsiyonun bazı boyutları ile kronik ağrı arasında ilişkiler bulunmuştur. Ancak mevcut bulguların kesinliği düşüktür.

Aynı yıl yayımlanan başka bir sistematik derleme ve meta-analizde, kronik ağrısı olan yetişkinlerde uygulanan bazı beden-zihin temelli müdahaleler sonrasında interoseptif özbildirim puanlarında ve ağrı sonuçlarında olumlu değişimler bildirilmiştir.

Ancak bu araştırmalar, interosepsiyonun doğrudan müdahale mekanizması olduğunu veya bütün bedensel farkındalık uygulamalarının aynı sonuçları sağlayacağını kanıtlamamaktadır.

Rehabilitasyon bağlamında gelecekteki araştırmaların, interoseptif ölçümler ile ağrı, fiziksel performans, işlevsel kapasite ve günlük yaşam katılımı arasındaki ilişkileri daha açık biçimde incelemesi önemlidir.

Fizyoterapide interosepsiyon bilgisi, rehabilitasyon değerlendirmesine kişinin bedensel deneyimini ekleyen tamamlayıcı bir bilimsel alan olarak kullanılabilir.

Hareket performansını ve hareket sırasında yaşananları birlikte anlamak

Hareket; kas-iskelet sistemi, sinir sistemi, kardiyorespiratuvar işlevler ve çevresel koşulların etkileşimiyle gerçekleşir.

Ancak hareketin yalnızca dışarıdan gözlenen bir performans yönü yoktur. Bireyin hareket sırasında deneyimlediği efor, yorgunluk, solunum değişiklikleri ve diğer bedensel duyumlar da rehabilitasyon sürecinde önemli bilgiler sağlayabilir.

İnterosepsiyon, fizyoterapistlere bu öznel deneyimlerin bilimsel açıdan nasıl ele alınabileceğini anlamak için ek bir çerçeve sunar.

SMI İnterosepsiyon Platformu, fizyoterapistlerin bedensel deneyimlerle ilgili bilimsel bilgiye, dijital değerlendirme araçlarına ve uygulama kaynaklarına tek bir ortamdan ulaşmasını amaçlar.


SMI Araçlarını Keşfedin

İnterosepsiyonla ilgili dijital değerlendirme araçlarını, bedensel farkındalık materyallerini ve mesleki eğitim içeriklerini inceleyin.

Değerlendirme Araçlarını İncele

Uygulama Materyallerini Keşfet

Eğitimleri İncele


Bilimsel Kaynaklar

  1. World Physiotherapy (2023). Policy Statement: Description of Physiotherapy. World Physiotherapy.
  2. Proske U, Gandevia SC (2012). The proprioceptive senses: Their roles in signaling body shape, body position and movement, and muscle force. Physiological Reviews, 92(4), 1651–1697. DOI: 10.1152/physrev.00048.2011
  3. Chen WG ve ark. (2021). The Emerging Science of Interoception: Sensing, Integrating, Interpreting, and Regulating Signals within the Self. Trends in Neurosciences, 44(1), 3–16. DOI: 10.1016/j.tins.2020.10.007
  4. Khalsa SS ve ark. (2018). Interoception and Mental Health: A Roadmap. Biological Psychiatry: Cognitive Neuroscience and Neuroimaging, 3(6), 501–513. DOI: 10.1016/j.bpsc.2017.12.004
  5. Parshall MB ve ark. (2012). An Official American Thoracic Society Statement: Update on the Mechanisms, Assessment, and Management of Dyspnea. American Journal of Respiratory and Critical Care Medicine, 185(4), 435–452. DOI: 10.1164/rccm.201111-2042ST
  6. Horsburgh A ve ark. (2024). The Relationship Between Pain and Interoception: A Systematic Review and Meta-Analysis. The Journal of Pain, 25(7), 104476. DOI: 10.1016/j.jpain.2024.01.341
  7. Gnall KE ve ark. (2024). Changes in Interoception in Mind-body Therapies for Chronic Pain: A Systematic Review and Meta-Analysis. International Journal of Behavioral Medicine, 31, 833–847. DOI: 10.1007/s12529-023-10249-z
  8. Desmedt O ve ark. (2025). Discrepancies in the Definition and Measurement of Human Interoception: A Comprehensive Discussion and Suggested Ways Forward. Perspectives on Psychological Science. DOI: 10.1177/17456916231191537